
DOMİNO
"Her taş devrildiğinde, gerçek biraz daha ortaya çıkar."
Domino
İlk bölümden bir kesit
Cesedin bulunduğu sabah İstanbul'a kar yağıyordu. İnce, kararlı, hiçbir şeyi affetmeyen bir kar. Boğaz'ın üzerinde asılı duran sis ile birleşince şehir bir başkasına dönüşmüştü; bilinen yüzünü gizlemiş, eski ve tehlikeli bir şeyin maskesini takmıştı.
Kurban, kaldırım taşlarının üzerine dizüstü çökmüş hâldeydi. Sanki namaza durmuş gibi. Ama bu bir ibadet değildi; bu bir mesajdı. Ayaklarının dibine, kanın henüz donmamış kırmızısı üstüne, iki adet domino taşı bırakılmıştı.
Domino taşları yağan karın altında beyazlaşmaya başladı. Tarık onlara son bir kez baktı. İlk taş düşmüştü. Diğerleri sırayı bekliyordu.

Yorumlar
"Bir gecede bitirdim. Sabah dörtte hâlâ okuyordum çünkü bırakamadım. Yüksel Budak'ın kaleminden çıkan İstanbul, hem aşina hem yabancı; tam da gerçek İstanbul gibi."
"Domino, sadece bir cinayet romanı değil. İktidar, ihanet ve sessiz suç ortaklığı üzerine yazılmış bir sosyal fresk. Her sayfada yeni bir taş devrildi ve ben giderek daha derin düştüm."
"Yıllar içinde okuduğum en iyi Türk polisiyesi. Budak, İstanbul'u bir karakter gibi kullanıyor; sokakları, kokuları, sessizlikleriyle. Son sayfayı kapatırken elimlerim titriyordu."

Yüksel Budak
1978'de İstanbul'da doğdum. Çocukluğum Beyoğlu'nun arka sokaklarında, büyükannemi ziyarete giden tramvayların gürültüsünde geçti. O sokaklarda hem kaybolmayı hem de bulunmayı öğrendim; bu yüzden bütün romanlarım bir şekilde o labirente döner. Hukuk eğitimi aldım, gazetecilik yaptım, sonra ikisini de bırakıp yazmaya başladım. Yazmak demek, gece yarısı yalnız kalmayı göze almak demekti. Göze aldım. Domino, beşinci romanım. Ama ilk kez bir karakteri, Komiser Tarık Sarı'yı, gerçekten tanıdığımı hissettim. Tarık benim değil; ama bazen onun gibi düşünüyorum. Bazen o benim gibi.
Blog
Bir Polisiyeyi Nasıl Yazarsınız: Suç Değil, Atmosfer
Okuyucuyu cinayet sahnesine götürmeden önce ona şehri hissettirmeniz gerekir. Çünkü şehir olmadan suç, sıradan bir haberden öteye geçemez.
İstanbul'un Karanlık Yüzü: Bir Yazarın Notları
Her sabah aynı köprüden geçiyorum. Her geçişte farklı bir şehir görüyorum. Domino'nun arka planını bu köprünün üzerinde yazdım; yürüyerek, zihnimde.
Beş Yılda Beş Roman: Öğrendiklerim ve Unuttuklarım
İlk romanımı yazan adam ile bugünkü adam arasında çok az ortak nokta var. Ama ikisi de aynı masada oturur, aynı boş sayfayla yüzleşir.
İletişim
Röportaj talepleri, etkinlik davetleri veya kitap kulübü ziyaretleri için aşağıdaki formu kullanabilir ya da doğrudan yazabilirsiniz.